“Yoğun Bakım Hizmetleri Hukuka Aykırı”
Tanal’ın açıklamasına göre, HEP-SEN Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası tarafından açılan dava Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, yoğun bakım hizmetlerinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı yürütüldüğüne hükmederek idarenin işlemini iptal etti.
Mahkeme kararında, yoğun bakım ünitelerinde hemşire sayısının yetersiz olduğu, bu yetersizliğin süreklilik arz ettiği ve hasta güvenliği ile çalışan sağlığının risk altında bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.
“Kayırmacılık İddiaları”
Tanal, mahkeme kararına rağmen hastanede liyakat yerine akrabalık ve referans ilişkilerine dayalı personel alımları yapıldığı yönünde iddiaların bulunduğunu ifade etti. Açıklamasında çeşitli isimler ve bu kişilerin hastane yönetimindeki bazı yöneticilerle akrabalık ya da referans ilişkileri olduğunu öne sürdü.
Söz konusu listenin “örgütlü bir kayırmacılık düzenine işaret ettiğini” savunan Tanal, bu durumun Anayasa’nın eşitlik ve kamu görevine alınmada liyakat ilkelerini düzenleyen 10 ve 70. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürdü.
“Kamu Zararı Oluşuyor” İddiası
Yoğun bakım yataklarının hemşire eksikliği gerekçesiyle kapatıldığını, buna karşın liyakat dışı personel alımlarının sürdüğünü iddia eden Tanal, bunun açık bir kamu zararı anlamına geldiğini savundu.
Tanal açıklamasında şu soruları yöneltti:
“Mahkeme kararını kim uygulamıyor?
Bu düzeni kim koruyor?
Hasta güvenliğini riske atan bu yapının siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek?”
Harran Üniversitesi ve ilgili yöneticilerden konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.


