n Fırat Nehri’nde su seviyesinin hızla düşmesi endişe yarattı

Dünyanın en eski medeniyetlerine hayat veren Fırat Nehri’nde su seviyesi hızla düşerken endişeler oluşurken, Batı medyasında dikkat edilerek yorumlar yapılmaya başlandı. İncil’de geçen bazı ayetleri hatırlatan yorumlar, nehirdeki kurumanın “kıyamet alameti” olabileceğini ileri sürerken bilim insanların ise yaşananların temel olduğunu açıkladı. Türkiye, Suriye ve Irak’tan itibaren yaklaşık 2 bin 800 kilometre boyunca Basra Körfezi’ne ulaşan […]

 n Fırat Nehri’nde su seviyesinin hızla düşmesi endişe yarattı

12.05.2026 - 21:50

Güncelleme : 12.05.2026 - 21:50

Dünyanın en eski medeniyetlerine hayat veren Fırat Nehri’nde su seviyesi hızla düşerken endişeler oluşurken, Batı medyasında dikkat edilerek yorumlar yapılmaya başlandı. İncil’de geçen bazı ayetleri hatırlatan yorumlar, nehirdeki kurumanın “kıyamet alameti” olabileceğini ileri sürerken bilim insanların ise yaşananların temel olduğunu açıkladı.

Türkiye, Suriye ve Irak’tan itibaren yaklaşık 2 bin 800 kilometre boyunca Basra Körfezi’ne ulaşan Fırat Nehri’ne ulaşan, tarih boyunca “medeniyetin beşiği” olarak anılan verimli hilallerin kullanıldığı en önemli yaşam kaynaklarından biri oldu. Ancak son yıllarda nehirdeki su şiddeti ciddi şekilde artıyor, hem bölgedeki yoğunluk hem de insani kriz riski artıyor.

 

“İNCİL’DE YAZIYORDU” YORUMLARI YAPILDI

Özellikle sosyal medya ve bazı Batılı yayın organlarında, İncil’in Vahiy bölümünde geçen bir ayet yeniden gündeme getirildi.

 

Vahiy 16:12’de şu ifadeler yer alıyor:

“Altıncı melek tasını büyük Fırat Nehri üzerine döktü ve suları kurudu; böylece doğudan gelen kralların yolu hazırlandı.” Bazı dini yorumlar, bu ayetin Fırat Nehri’nin kurumasına işaret ettiğini ve bunun “Armagedon” olarak bilinen kıyamet savaşının habercisi olabileceğini savunuyor.

İncil’in Eski Ahit bölümünde yer alan Yeremya 50:38 ayetindeki:

“Onun suları kuruyacak” ifadesi yeniden tartışılmaya başlandı.

 

BİLİM İNSANLARI: NEDENİ İKLİM KRİZİ

Uzmanlar ise yaşanan durumun doğaüstü değil, tamamen stres faktörlerine dayandığını vurguluyor. 2013 yılında yayınlanan NASA raporuna göre Dicle ve Fırat havzaları, 2003-2009 yılları arasında yaklaşık 144 kilometreküpe yakın tatlı su kaybetti. Bu miktarın, Ölü Deniz’in hacmine yakın olduğu belirtiliyor.

Araştırmacılar, su kaybının temel nedenleri arasında: kontrolsüz tarım suyunun kullanılması,

uzun süreli kuraklık, artan sıcaklıklar ve iklim değişikliği görülmektedir.

 

“2040’A KADAR KURUYABİLİR” UYARISI

Irak Su Kaynakları Bakanlığı gerekli önlemler alınmazsa Fırat Nehri’nin 2040 yılına kadar ciddi derecede kuruyabileceği uyarısında bulunuyor. Nehirdeki su sızıntısının bölgede yaşayan bireylerde üretilebileceği belirtiliyor. Tarımsal ürünlerin verim kaybı, mahsul kıtlığı, su tasarrufu ve içme suyu sorunu giderek büyüyor.

 

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın